Hürriyet Gazetesi’nden Cansu Çamlıbel’e konuşan İzmir Diriliş Kilisesi Pastörü Andrew Craig Brunson, normal şartlarda Türkiye’den ayrılmak istemediklerini ve tutuklanma olayından önce hayatları boyunca Türkiye’de kalmayı düşündüklerini söyledi.

HÜRRİYET’E KENDİSİNİ ANLATTI

Ekim 2016’da önce PKK’ya yardım iftirasıyla karşı karşıya kalan, bu  iftira tutmayınca FETÖ’ye yardım iftirasına maruz kalarak tutuklanan Pastör Andrew Brunson, ekim ayında serbest bırakılarak ABD’ye geri döndü. Yalancı tanıklık yaptıkları ve tanıklıkları tutarsızlıklarla dolu olduğu ortaya çıkarılan ve ifşa olan gizli tanıkların ifadeleriyle yürütülen yargılama nedeniyle Türkiye-ABD arasında uluslararası bir kriz çıkmış, kriz 12 Ekim’de Pastör Brunson’un serbest bırakılmasıyla son bulmuştu.

Brunson’la ilgili özellikle hükûmete yakın yayın organlarında her gün yeni bir iftira ortaya atılmış, fakat bu iddiaların hiçbiri ispatlanamadığı için iftira olmaktan öteye geçememiş fakat bu yayınlar, kamuoyunda suçlu algısı yaratmaya yönelik operasyonun başarıya ulaşmasını sağlamıştı. Hakkında neredeyse herkesin bir şeyler söylediği Pastör Andrew Brunson, Amerika’nın Sesi Türkçe Servisi’ne verdiği röportajın ardından ilk kez bir Türkiye’den yayın yapan bir medya organına röportaj vererek kendisini anlatma imkanı buldu.

“TÜRKİYE’YE AŞIK OLDUK”

Hürriyet Gazetesi’nden Cansu Çamlıbel’in, Kuzey Carolina’daki Montreat isimli küçük kasabada eşi Norine ile birlikte görüştüğü Pastör Andrew Brunson, “Amerika’ya dönmek bizim için çok güzel ama aynı zamanda çok üzüldüm, çünkü Amerika’dan çok Türkiye’de yaşadık. Biz normal şartlarda Türkiye’den ayrılmak istemezdik. Hayat boyunca Türkiye’de kalmayı düşünüyordum.” derken, Norine ise “Evimiz orada. Aslında burada evimiz yok.” diyerek bir başka gerçeği daha ortaya koyuyor.

Türkiye’ye İsa Mesih’in Son Buyruk’ta* verdiği görevi yerine getirmek ve İsa Mesih’i Türkiye’de yaşayan herkese anlatmak için geldiklerini belirten Brunson, kendilerinin Mısır’ı düşünmesine karşın kiliselerinin Türkiye’ye gitmelerini istediğini söyledi. Brunson, gazeteci Çamlıbel’e verdiği demeçte Türkiye sevgisini de şu cümlelerle anlattı: “Türkiye’ye gittiğimizde tanıdığımız kimse yoktu, Türk kültürünü tanımıyorduk. Ama yaşamaya başladıktan üç-dört yıl sonra yüreğimiz Türkiye’ye bağlandı. Türkiye’ye âşık olduk.”

“GERÇEKÜSTÜ BİR OLAY”

Kendisinin uluslararası bir krizin ve takas iddialarının konusu olmasını “gerçeküstü bir şey” olarak tanımlayan Pastör Brunson, “Ben kimim ki? Ben sıradan, kimsenin tanımadığı biriyim. Bu seviyeye gelmek gerçeküstü bir şey.” dedi.

Türkiye’de süresiz ikamet için başvurduktan birkaç ay sonra 15 Temmuz Darbe girişiminin gerçekleştiğini ve tüm süreçlerin yavaşladığını belirten Brunson, ekim ayında görüşmeye çağrıldığını, süresiz oturum almayı beklerken sınır dışı edilme kararının kendilerine söylendiğini ifade ederek, “(önce)Milli güvenliğe tehdit dediler sonra biz oradayken telefon geldi değiştirip terör yazdılar.” dedi. Fetullah Gülen’i öven bir konuşma iddiası nedeniyle tutuklandığını fakat böyle bir konuşmayı hiç yapmadığını belirten Brunson, Türkleri sarsacak şeyler beklediğini fakat bunun ne olduğu konusunda fikir yürütmediğini söyledi. Pastör Brunson, “Böyle şeyler bekliyorduk. Bunu vaazlarımda da çok anlatırdım. Tanrı bizim güvendiğimiz temellerin sarsılmasına izin veriyor ki, biz ona bakalım. Borsa da olabilir, siyasi sarsıntı da olabilir, doğal felaket de olabilir. Çünkü biz insanlar genel olarak rahatız, ruhsal şeyleri düşünmüyoruz. Ama borsa düştüğünde ya da ekonomik krizde dua etmeye başlıyoruz. Benim Türkiye için demek istediğim buydu.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE İLE İLGİLİ OLUMSUZ DUYGULARIM YOK”

Hürriyet gazetesi muhabiri Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlayan Pastör Andrew Brunson, Suruç’a iddia edildiği gibi 300 defa gitmesinin mümkün olmadığını, Suriye’deki insani kriz sonrasında gelen mültecilere yardım etmek amacıyla toplamda 7-8 defa gittiğini belirterek, “Pastör gözüyle baktığımda Suriye kapalı bir ülke ve oraya İsa’yı duyuracak kimsenin girmesine izin yok. Türkiye’de din özgürlüğü var. Ulaşılamayan bir halk bize geldi. Benim istediğim İsa’ya iman edecek kişileri yetiştirmek ve sonra onların Suriye’ye dönmesi.” dedi.

Bir soru üzerine Türkiye ile ilgili olumsuz duyguları olmadığını belirten Pastör Brunson, “Türkiye Tanrı’nın çok sevdiği bir yer ve Tanrı Türkleri seviyor. O yüzden gittik Türkiye’ye ve hâlâ aynı şeyi söylüyoruz. Ben pişman değilim. Beni cezaevine koyan kimse, Tanrı benim orada kalmama izin verdi. Bana göre Tanrı orada kalmama izin verdi ki milyonlarca kişi Türkiye için dua etsin. Bana göre Tanrı benim acılarımı Türkiye’nin lehine, Türkiye’nin bereketi için kullanacak. Ben istiyorum ki Rab, Başkan Erdoğan’ı kullansın. Şimdi o birileri sevsin sevmesin Türkiye’nin lideridir. Tanrı Türkiye’yi bereketlemek için onu kullansın, hikmet versin, adalet getirsin.” ifadelerini kullandı.

GİZLİ TANIKLAR İFTİRA ATTILAR

İsminin takas konusu olmasını öğrendiğinde bunun gerçekleşmeyeceğini bildiğini belirten Brunson, “Ben biliyordum ki Amerika bu kadar kolay takas yapmaz. Çok kötü bir emsal olur. Ama bundan bağımsız olarak, bana kalsa Gülen’i Türkiye’ye göndersinler.” diyerek Mormonlarla herhangi bir ilişkisi olmadığını, Mormonluğun Protestanlıkla bağlantılı olmadığını söyledi.

KEndisi hakkında yalan tanıklıkta bulunan Dua kod adlı gizli tanığı tanıdığını belirten Pastör Brunson, onun iftiraları nedeniyle 10 ay tutuklu kaldığını belirterek, “Kendisi önce başka bir kilisenin mensubuydu. Dolandırıcılık yaptı ve o kiliseden kovuldu. Sonra Mormonlar’a gidiyor, orada da sorun yaşıyor ve onlardan ayrıldıktan sonra onlara bir dava açıyor ama kaybediyor. Sonra gidiyor savcıya misyonerleri şikâyet edeceğini söylüyor. Savcı sorunca Dua bu kez daha önce Mormonlarla ilgili anlattıklarına beni ekliyor.” şeklinde konuştu.

*Son Buyruk

“On bir öğrenci Celile’ye, İsa’nın kendilerine bildirdiği dağa gittiler. İsa’yı gördükleri zaman O’na tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: “Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.” (İncil Matta 28:16-20. ayetler )

SEYFİ GENÇ

Hürriyet’te yayınlanan röportajın Tamamı için TIKLAYIN