Azınlıklara yönelik nefret yüklü ve saldırgan üsluba sahip haberleriyle tanınan yeni akit gazetesi, bu defa nefretle yetinmedi. Gazetenin kiliseden kovulan birinin iftiralarına dayanarak yayına hazırladığı “Kürt Gençleri Misyoner Kıskacında” başlıklı haberiyle, nefret yüklü haberlerine yalan, iftira, çarpıtma ve yanlış bilgileri de ekledi.

Kiliselere maddi çıkar ve para beklentisiyle gelip istediğini alamayınca tehdit veya şantaja başvurup bu yolla da istediğini elde edemeyip ayrılan veya kovulan kişilerin yeni akit ve benzeri yayın organlarına kiliselerle ve kilise yöneticileriyle ilgili yalan ve iftira dolu açıklamalar yapması ülkemizde sık rastlanan bir durum. Bunun son örneği de Van Uluslararası Kilisesi’nden istediği maddi çıkarı alamayınca şantaja başvuran ve bu nedenle kiliseden kovulan A. isimli bir kişinin açıklamaları. Bu tip dayanaktan yoksun iddiaları nefret dolu bir dille haberleştirmeyi alışkanlık haline getiren yeni akit, bu defa da basın ahlak ilkelerini hiçe sayarak iftiraları araştırmadan, muhattabına sormadan haberleştirdi.

MİSYONERLİK SUÇ DEĞİL ANAYASAL BİR HAK

Van Uluslarası Kilisesi Pastörü’nden şantajla para sızdırmaya çalışan daha önceden kilise üyeliğinden çıkarılmış eski bir kilise üyesinin yalan ve iftiraları üzerine dayandırılan “Kürt Gençleri Misyoner Kıskacında” başlıklı haberde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Kanunlarıyla güvence altına alınmış inancı yayma özgürlüğü yani misyonerlik suçmuş gibi gösterilerek, misyonerlik yaptığını iddia ettiği işadamının suçlu olduğu havası yaratılmaya çalışılıyor. yeni akit’in haberine göre Prolink şirketinin sahibi Kenneth Bradley’in, Kürt gençleri para ve kariyer vaadiyle kandırdığı iddia edilerek bir yandan da Kürt gençlerinin çabuk kandırılan, saf ve aptal olduğu imajı yaratılmaya çalışılıyor.

Haberde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve yasalarına uygun bir şekilde kendi inançlarını yaymak isteyen Hristiyanlara “misyoner çetesi” diyerek hakaretlerine bir yenisini ekleyen yeni akit, ev ortamında çekilmiş özel bir fotoğrafı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırı bir şekilde yayınlayıp işlediği bu suçu iftiralarına kanıt olarak sunan gazete, aile evi ortamında yenilen yemeği de “kirli ilişki” olarak tanımlamaktan geri kalmıyor.

HRİSTİYANLIK BİR İNANÇ, POLİTİK VEYA ETNİK ORGANİZASYON DEĞİL

Gazetenin azınlıklara yönelik nefretinden kaynaklı yalan ve iftiraya ek olarak cehalet de öne çıkıyor. Protestan din adamlarına Pastör denildiğini bilmeden haber yapan muhabirin cehaleti, Van Uluslarası Kilisesi Pastörü Muharrem Kavak için esasında Ortodoks din adamları arasında bir rütbe olan ve onlar için kullanılan “papaz” unvanını kullanmasıyla gün yüzüne çıkıyor. Yeni akit’in nefret, yalan, yanlış ve iftira dolu haberinde yer alan haberinde bir başka cehalet ve çarpıtma örneği ise “politik” ve “etnik” kelimelerinin anlamlarını bilmemekten kaynaklanıyor. Prolink Mümessil A.Ş. Genel Müdürü Kenneth Bradley’in “hiçbir politik veya etnik organizasyonla ilişiğinin bulunmadığı” açıklamasını, kilise üyeleriyle yenilen yemeğin fotoğrafı üzerinde çürüttüğünü iddia eden gazetenin, Hristiyanlığın politik veya etnik bir organizasyon değil, bir inanç veya din olduğunu öğrenmesi için İncil’in herhangi bir dile yapılmış tercümesini baştan sona dikkat ve özenle okumaları gerekiyor.

Van Uluslarası Kilisesi Pastörü Muharrem Kavak’ın evinde yenilen yemeğin, “gizli toplantı” olarak lanse edilmesi ise evlerde yapılan buluşma ve toplantıların Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun kapsamında olmadığının bilinmemesine veya bu durumun bilinçli bir şekilde çarpıtılmasından kaynaklanıyor.

Hristiyanhaber.net olarak kamuoyunu yanlış yönlendiren, yalanı gerçek gösteren ve şantajcılara prim vererek kin ve düşmanlığı körükleyen bu haberi kınıyoruz. yeni akit başta olmak üzere, içlerindeki nefretle, yalan, iftira, çarpıtma, cehalet ve sözde aşağılama yüklü tüm haberlerin takipçisi olarak onların yalanlarına karşı doğruları, iftiralarına cevapları, çarpıtmalarına karşı gerçeği, bilgisizliklerine karşı bilgiyi yayınlamaya devam edeceğiz.