1. “Ruhsal güçlere karşı bir yumruk oldu”

Röportaj: Soner Tufan – Seyfi Genç

İzmir Diriliş Kilisesi’nin Pastörü Andrew Brunson, 2016’daki darbe girişiminden önce yaptığı kalıcı oturum izni başvurusuna olumlu cevap aldığını düşünerek gittiği Polis Merkezi’nden kendisini Türkiye’den çıkaran Amerikan ordusuna ait askeri uçağa binişine kadar ki iki yıllık süreçte günlerce  konuşuldu. Hakkında on binlerce haber yapıldı.  

Bu haberlerin çok büyük kısmı, Brunson’a suçlama yönelten, ona iftiralar atan nitelikte olmasına rağmen, ona herhangi bir cevap hakkı verilmedi. Pastör Brunson’un duruşmalardaki ifadelerini de, kendi görüş süzgecinden geçirerek, çarpıtarak yayınlamaktan bir beis görmediler. 

Hristiyan Haber olarak, Hristiyan bir din adamının olaylarla ilgili açıklamalarını Hristiyan ilkeleri ışığında sunarak, Pastör Brunson’un ve eşi Norine’in iddialara cevaplarını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 

TUTUKLULUĞUN İYİ YÖNLERİ

Bir pazar sabahı, eşi Norine’in kullandığı araçla  Amerika’daki kiliselerine doğru yol alırken internet üzerinden sesli görüşme yaptığımız Andrew Brunson’a, İki yıllık tutukluk süresini anımsatıp, bu süreçte kendisini mutlu eden, “iyi ki oldu” dediği şeyler olup olmadığını sorduk. Brunson, tutuklanmasının daha önceki açıklamalarında da söylediği şekliyle Tanrı’nın izni ve planı çerçevesinde olduğunu tekrarlayarak, “2009 yılında bir peygamberlikte Rab bize, “Türkiye’deki hasada hazırlanın” dedi. Brunson’un kullandığı “Peygamberlik” terimi Hristiyanlık’ta, Tanrı’nın rüya, rüyet veya başka şekillerde isteklerini, planlarını kendisine inanan kişilere açıklaması anlamında kullanılıyor. Bunlar kişisel olduğu kadar topluluğu ve toplumu ilgilendiren konularda da olabiliyor. Pastör Brunson’a başkaları tarafından görülerek iletilen peygamberliğe göre; Tanrı, Türkiye’de büyük bir uyanış başlatacağını ve insanların kendisine geleceğini bildirdi. Uyanış da Hristiyan terminolojisinde, toplulukların kitleler halinde İsa Mesih’i kurtarıcı olarak kabul etmeleri yani Hristiyan olmaları anlamına geliyor. 

Brunson ailesi, 10 sene önce kendilerine iletilen bu peygamberlikle ilgili düşünceleri ise, “O zaman biz buna inanmakta zorluk çektik.” şeklinde oluyor. Pastör Brunson, tutuklanmasının da bu peygamberlikle ilişkili olduğunu belirterek, “Benim tutuklanmam ve yargılanmam, Tanrı’nın  Türkiye’de yapacağı şeyler için  büyük bir hareket ve bir hasat için bir hazırlık oldu. Bence Şeytan, işin başında beni ve Norine’i yok etmek istedi. Bu, onun için kolay bir şey olmalıydı. Çünkü biz büyük kişiler değiliz, ama Rab onu alt ettirdi. Şeytan bizi yok etmek isterken, gerçekleşen mucizenin ve bunun Tanrı’nın planına katkısının yeni yeni farkında oluyor. Şu anda, “Ben ne yaptım” diye düşünüyordur. Çünkü dünya çapında milyonlarca Tanrı’nın Çocuğu, Türkiye’ye odaklandı. Bence bir dua dalgası hatta bir dua tsunamisi Türkiye’nin üzerine geldi ve gelmeye devam ediyor. Bence bunun etkisini tamamen görmedik. İlerde göreceğiz. Oradaki ruhsal güçlere karşı bir yumruk oldu. Benim orada olmamın iyi etkisi, iyi tarafı buydu.” şeklinde yanıtlıyor.

Pastör Brunson’un eşi Norine’in bu soruya yanıtı ise, “Gerçekten biz bu zamanda yine Rabbin bedeninden [kiliseden ve kilise üyelerinden] çok dua aldık. Yine bu dönemde çok sevgi aldık, çok dua aldık. Onun bedeni olan kiliseden, insanlardan dua aldık. Bizi hiç tanımayan kişiler bizler için dua ettiler.” şeklinde yanıtladı.