3. NORİNE: Gerçekten birkaç zor şey vardı. Hayal kırıklığına uğradığı, anlamadığı şey vardı. Aslında bunun büyük boyutta ruhsal bir savaş olduğunu biz daha ilk zamanlarda hissetmeye başladık. Bu normal bir şey değildi. Sanırım bunun etkisinde hissediyordu.

ANDREW: O zaman benim için önemli olan, Rab benim bu konularda kırılmama izin verdi. Ve  ilk yıl çok kırıldım. Bir daha, bir daha, bir daha… Ama ikinci yıl, Rab beni yenilemeye başladı. Ve bu şeylerden hâlâ şifa bulmam gerekiyor büyük anlamda. Büyük ölçüde de şifa buldum. Rab beni iyileştirdi ama Rabb’in önünde kalmak istiyoruz biraz. Bir de bundan sonraki, yani yeni görevimiz ne olacak bilmiyoruz. Rabb’e dua etmek, onun önünde durmak, onunla zaman geçirmek, ona odaklanmak istiyoruz bir dönem.

NORİNE: Rab bize altı sene önce başka bir peygamberlik verdi. “Siz o kadar fazla davet alacaksınız ki yetişemeyeceksiniz.” Şaşırdık, çünkü o zamanlarda kimse bizi çağırmıyordu. Ancak bir kaç kiliseyi ziyaret ediyorduk Amerika’ya geldiğimizde, o kadar. Sonuçta küçük bir yerdeyiz, İzmir’deyiz. Sessizce çalışıyoruz, hizmet ediyoruz ve kimse bizi tanımıyor. Ama gerçekten bunu gördük. Şimdi kapılar bize açıldı ve şimdi Rab’den hikmet istiyoruz. “Rab hangisine gidelim?” Bir yandan birçok kişi artık bizi tanıyor. Ama aynı zamanda biz aynı kişiyiz. Biraz sessiz kalmaya çalışıyoruz. 

ANDREW: İstersek her hafta ayrı bir yerde olabiliriz. Ama özellikle bu yıl Rabb’e odaklanmak istiyoruz.