İlyas Uyar

Bu hafta Sri Lanka’da gerçekleştirilen saldırılar tüm dünyayı derinden sarstı. Yeni Zelanda’da yaşananlardan sonra yasımız bir kat daha arttı.

Sri Lanka’da gerçekleştirilen saldırı Hristiyanlığın en önemli bayramı olan Paskalya (Diriliş) bayramına denk gelmesi (getirilmesi) nedeni ile daha da üzücüdür.

Öfke ve Cinayet işleme duygusu insanların en mutlu günlerinde ölmelerini dileyecek kadar yoğun yaşanıyor.

Hristiyanlar olarak öldürülmeye yabancı değiliz.

Dünya basınına,medyaya o kadar,uzağız ki daha 2019 yılında 4136 Hristiyanın inançlarından dolayı öldürüldüğünü* duymadınız.

Sadece 2018 yılında dünyanın çeşitli ülkelerinde 105 kilisenin yakıldığından da kimse sizi haberdar etmedi. Bunlar sadece 2018-2019 rakamları.

Hristiyanlığın ortaya çıktığı ilk dönemlerden bu yana dünyanın dört bir yanında öldürülüyor, sürgün ediliyor, hapsediliyoruz.

Haksızlığa, sözlü şiddete, kovulmalara maruz bırakılıyoruz.

İncil ‘Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz, kasaplık koyun sayılıyoruz’ diyor

Bu söz günümüzden 2000 yıl önce yazıldı.

Bizim açımızdan Şiddetin Tarihçesi değişmiyor.

Hristiyan olduğumuzu duyunca bir şey satmak istemeyenlerden tutun, çocuklarımızı sırf Hristiyan oldukları için okullarda dövenlere kadar bir çok sorun ile boğuşmaktayız.

Ancak herkes bu konuda dilsiz.

Sri Lanka’da yaşanan olay nefret kökenlidir. Bu nefret yaklaşık 300 kişinin ölümüne yol açtı.

İnsanlar bize tepki gösteriyor, öldürüyor, nefret ve öfkelerini bize kusuyorlar, biz de yapılanları sessizce dua ile Allah’a aktarıyoruz.

Çünkü bir Hristiyan öç alamaz. Bu İncil’de yasaklanmıştır. İntikam almak için düzen kurmak bizim için bir seçenek değil.

İncil der ki ‘kimseden öç almayın; bunu Tanrı’nın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık vereceğim.'”

Yani dünyanın en kolay öldürülen topluluğuyuz, kimsenin bizi öldürenlerden öç almayacağını da düşünür isek insanların bu eylemlerini kolayca hayata geçirmelerine şaşırmamalı.

Sri Lanka’da yaşananların kat be kat fazlası Güney Afrika ülkelerinde yaşanıyor. Kiliselerin yakıldığı, Hristiyanların yaşadıkları köylere baskınlar düzenlenerek toplu katliamlar yapıldığı özellikle yabancı haber ajanslarını takip edenler için bilinen bir gerçek.

Biz Hristiyanlar, barışı egemen kılmak için savaşılmasını, gözdeki kılı çıkarmak için sopa kullanmaya benzetiyoruz.

Böyle hassas bir durum ancak Allah tarafından çözülebilir.
Bu durumun en acı tarafı bu cinayetleri işleyenler bunu Allah adına yaptıklarını düşünüyorlar.

Allah’ın yargılamaya ve can almaya yetkili tek makam olduğuna inanıyoruz. Ne acıdır ki her sorulduğunda Allah’ın kudreti, kadri, büyüklüğü aşkın gücü hakkında konuşanlar Allah’ın kendi hakkını savunamayacak kadar aciz olduğunu düşündüklerini kanıtlarcasına onun adına cinayet işliyorlar.

Allah isteseydi Sri Lanka’daki bu insanları yanına alırdı. Nedense insan olarak Allah’ın işini üstümüze vazife olarak alıp bunu da Allahımız söylemiş gibi yüce Yaradana mâl ediyoruz.

İncil’de sürekli aklıma gelen bir söz var şöyle söylüyor: ‘Sizin yüzünüzde Milletler arasında Allah’ın ismine küfrediliyor’

Bu söz insanların Rabbimizin ismini kullanarak işledikleri günahlarda Allah’ın ne düşündüğünü açıklamak için kullanılıyor.

İşlenen cinayetlerle Allah yücelmiyor aksine insanlar bu cinayetleri görerek ‘Yaradan’ın derin sevgisini’ sorguluyorlar.

Biz Hristiyanlara göre bir kişiye öfkelenmek, onu aşağılamak yüreğimizde onu öldürmeye başladığımızın göstergesidir.

Bu değer İsa Mesih’in üstün değer yargısından gelir. Bu nedenle kalbimize öfke almamaya gayret ederiz, biraz önce okuduğunuz gibi bize öfke, cinayet hatta nefret ve küfür yolu kapalıdır.

Bize sevgi yolu açıktır. Katillerimiz bizi aşağılayanlar, bizden nefret edenler için binlerce yıldır dua etmekteyiz.

İncil, ‘Kötülüğe kötülükle karşılık vermeyin. Herkesin gözünde iyi olanı yapmaya dikkat edin’ der.

Belki dualarımız öldürülmemize engel olmayacak ama öle öle ve Allahımıza yakara yakara bir gün dünyaya barışın geleceğine inanıyoruz.

Yeni Zelanda’da, Sri Lanka’da ölenler için yas tutuyoruz. Allah’tan teselli ve güç diliyoruz.

Peki siz ne diliyorsunuz?…