Bazı arkeologlar tarafından “Kutsal Kitap hikayesi” olarak kabul edilip hayali yer olduğu düşünülen Edom Krallığı ile ilgili arkeolojik kanıtlar olduğu düşünülen buluntulara ulaşıldı.

Eski Ahit, Yahudiye Krallığı’nın düşmanı Edom’u, Ölü Deniz’in güneydoğusunda konumlandırıyor. Mevcut kalıntılar da, Ürdün ve İsrail arasındaki bu bölgede yer alıyor. Eski Antlaşma’da Edom’un, Yahudiye krallığının ve Yeruşalim’in yıkılmasında rolü bulunduğu belirtiliyor.

Edom, Kutsal Kitap’ta “İsrailli kralı hüküm sürmeden önce kralların hüküm sürdüğü” bir yer olarak tanımlanarak, daha sonra İsrail Kralı Davud tarafından mağlup edildikleri yazıyor. Bu bilgiler yıllar boyunca birçok tarihçi tarafından  hikaye olarak kabul edildi, ancak bölgedeki bilim adamları ve arkeolog ekibi tarafından yapılan keşifler, olası varlığı hakkında yeni sorular ortaya attı.

Bölgede kazı yapılan alanlardan biri

Günümüzde Araba Vadisi olarak adlandırılan alanda çalışan Kaliforniya ve Tel Aviv Üniversitesi’nden uzmanlar tarihi 6.000 yıldan daha eskilere dayanan Köleler Tepesi adlı bir bakır üretim sahasını kazarak, bölgenin “teknolojik bir sıçrama” geçirdiği dönemi yeniden inşa etmelerine yardımcı olan eritme atıkları katmanlarına ulaştı. 

Burada bulunan organik atıklar üzerinde yapılan karbon testiyle tarihleme yapıldı. Cüruf içindeki minerallerin ve metallerin analizi, eritme tekniklerinin yüzyıllar boyunca nasıl değiştiğini araştırmak için kullanıldı.

Bulguları değerlendiren ekip lideri Erez Ben-Yosef, Bronz Çağı’ndan Demir Çağı’na geçişte teknolojik sıçramanın kilit rol oynadığını söyledi. Ben-Yosef “Çalışmamız, Kutsal Kitap’ta bahsedilen Edom’un ortaya çıkarılması konusuna yeni bir ışık tutuyor ve bu sürecin daha önce düşünülenden çok daha erken başladığını gösteriyor. Bu araştırma, teknolojik gelişim ve teknoloji ile toplum arasındaki karmaşık ara bağlantılara dair önemli bilgiler sağladığı için Edom araştırmasının da ötesine geçiyor.” dedi.