Eğer kitaplığınızda özellikle 10-15 yıl öncesine ait hristiyanlıkla ilgili bir kitap varsa büyük ihtimalle iç sayfasında “LÜTUF YAYINCILIK HABİB ANLI” yazan adres ve telefon numarasının da yazılı olduğu bir kaşe basılmıştır. Bu haberimizde bu kaşenin arka planında yatan hizmet ve çabanın öyküsünü sizlerle paylaşacağız. 

Habib Anlı, Türkiye’deki Protestan cemaati üyelerinin olduğu kadar, yurtdışındaki Protestan Türkler arasında da bilinen ve sevilen bir isim. Bu tanınırlık onun uzun yıllar boyunca tam bir adanmışlıkla sürdürdüğü iki temel hizmetinden kaynaklanıyor: ilki kurucusu olduğu Lütuf yayıncılık aracılığıyla bastığı kitaplar ile tüm yayınevlerine ait Hristiyan kitapları dağıtımını üstlenerek Hristiyanlara  ve araştırmacılara ulaştırması, ikincisi ise yakın zamanda sonlandırmak zorunda kaldığı fakat 13 yıl boyunca binlerce insanın cep telefonlarına her gün düzenli olarak kısa mesajla gönderdiği ayetler. 

Habib Anlı’yı yakından tanımak ve genç nesle hizmetlerini anlatabilmek için kendisini İstanbul Bakırköy’deki Lütuf Yayıncılık’ın satış ofisinde görüştük.

SÜRYANİ AİLEDE DOĞDU TANRI’YI ANCAK 18 YAŞINDA TANIDI

Yüreği Tanrı’ya hizmet aşkıyla dolu olan Habib Anlı, 1960 yılında Mardin’de Süryani bir ailede doğdu. Anlı, “18 yaşıma kadar fikren ve nüfus cüzdanımdaki yazıdan dolayı kendimi Hristiyan sanıyordum fakat zihnen ateisttim.” diyerek tanımladığı çocukluk ve gençlik döneminin sonlarına doğru yine Süryani olan bir pastörün hediye ettiği İncil aracılığıyla Tanrı’nın sözünü duyarak 1978 yılında İstanbul’da kendi deyimiyle İncili yani Protestan bir kiliseye katılmaya başladı. Anlı kendisindeki bu değişimin diğer aşamalarını ise “1979 yılının başında İsa Mesih’e Rabbim ve kurtarıcım olarak iman ettim. 1983 yılında İsa Mesih yeniden doğmamı sağladı” diyerek anlatmaya devam ediyor. 

Anlı ailesinin Mardin’den İstanbul’a taşındığı 1978 yılında çektirdikleri toplu fotoğraf

Kendi hayatında ve hizmetinde İsa Mesih’ten aldığı “Dünya ve dünyasal tutkular geçecek ama benim isteğimi yerine getiren sonsuza dek yaşayacak.” Sözünün etkisi olduğunu belirten Anlı,  İsa Mesih’ten aldığı çağrının ise “Ölüme kadar sadık ol, sana hayat tacını vereceğim.” olduğunu söyledi. Anlı “Benim için Rab İsa Mesih, tarlada saklı bir hazinedir. O hazineyi buldum, o hazine sonsuz yaşamdır. Yüce Mesih, bu hazineyi ona iman eden herkese olduğu gibi bana da hediye etti. Sayısız zorluklardan sıkıntılardan geçtim. Hem ruhsal hem maddi olarak ama her zaman bu sıkıntıların içinden geçerken Rab İsa Mesih bana yardım etti.” diyor.

ONDALIĞIYLA KİTAP ALIP DAĞITMAYA BAŞLADI

İstanbul’daki ve kilisedeki ilk yıllar

Şimdilerde gününün 24 saatini, yılın 365 gününü verdiği kitap hizmetine, gönüllü olarak, 1983’te başlayan Anlı, 130 lira tutan ondalığıyla Tünel’de bulunan Kitab-ı Mukaddes Şirketi’nin kitabevinden indirimli olarak aldığı kitapları kilisede stant açarak ücretsiz olarak dağıtarak başlamış. “O zamanlar her pazar 80-100 kitap dağıttığım oluyordu. Kitaplarımı her hafta eve poşetler içinde götürüp getiriyordum. Arabam bile yoktu. Üstelik bazı kardeşler, kitabın parasını veriyor hatta başkalarına da kitap almam için fazladan para veriyordu. Benim ondalıkları da ekleyince epeyce kitap alıyordum. Böylece kitaplar hep çoğaldı, hiç azalmadı.”

1988 yılında tüm türkiyedeki hristiyanlara kitap ulaştırmak için Kumkapı’da Sevgi Kitabevi’ni kuran Habib Anlı,  1991’de adını Lütuf Yayıncılık olarak değiştirerek artık kitapların sadece dağıtıcısı değil üreticisi de olarak yayıncılığa da  adım attı. Lütuf Yayıncılık etiketiyle 80 kadar kitabı yayına hazırlayan Anlı’nın kitapları toplamda 100 bin adetten fazla basıldı. Okuma oranlarının düşüşüyle birlikte zor günler geçirmeye başlayan Anlı, önce kitabevini Kumkapı’dan şimdiki bulunduğu Bakırköy’deki adresine taşıdı. Ardından da yayıncılık faaliyetlerini azaltarak yeniden dağıtımcılığa ağırlık verdi, Anlı bu değişim süreciyle ilgili olarak “O yıldan bugüne kadar tüm Türkiye’deki Hristiyan kitaplarını bir çatı altında toplamaya çalıştım. Hem kitap bastım hem de tüm Hristiyan basılı yayınlarının genel dağıtımını yapıyorum. Lütuf yayıncılık kitap basımı işini tamamen sonlandırmadı ama artık dağıtıma ağırlık verdim. Çünkü üretmek önemli ama bu kitapları dağıtmak ve okura ulaştırmak daha önemli. Kitaplar basılıp dağıtılmadığında, depoda beklediğinde hiçbir faydası olmuyor. Bu nedenle yıllardır kitaplar daha çok okura ulaşsın, Rabbin sözü okunsun, duyulsun diye 1 Kutsal Kitap alana 30 değişik kitabı hediye etmeye devam ediyoruz.” diyor.

TEHDİTLER VE TACİZLER BENİ YILDIRMADI

Yaptığı işte Tanrı’nın işçisi olduğunun farkında olarak “Bu iş Rabb’in işidir. Kişisel gücümle, kişisel hikmetimle ya da kişisel çabalarımla olabilecek bir iş değil. Tamamen Rab İsa Mesih’in lütfu sayesinde Rabb’i ve beni seven tüm kardeşlerin duaları ve kitap alımlarıyla ayakta kaldım.” demekten de geri kalmıyor. 

Birkaç yıldır ise kitabevini ayakta tutmaya yardım etmesi için az miktarda Mardin yöresel ürünleri ve Hristiyanlara yönelik takı ve süs eşyası da satıyor. Otuz yılı geride bıraktığı profesyonel kitap satışında yeterli satış olmadığı ve çok zorlandığı zamanlar olduğunu belirten Anlı’yı bekleyen bir diğer sıkıntı ise Tanrı’nın sözünü duyuran herkesin başına gelecek türden: “Değişik zamanlarda halktan bazı insanlar rahatsızlık verdiler. Değişik tarihlerde ve değişik insanlardan tehditler aldım. Her zaman Rabb’i çağırdım ve onun lütfu sayesinde devam ettim.”

Tüm sıkıntılarına karşın gerçek bir sevinçle “Bu kitabevinde hizmet ederken son derece mutlu, huzurlu ve sevinçliyim.” diyen Habib Anlı’ya, 10 yıldır eşi Antuanet yardım ediyor. Lütuf Yayıncılık’ı beraber yönetmeye çalışan ikili “Gökteki İsa yardımcımızdır. Yeryüzünde de Rabbi seven insanların dualarıyla ayaktayız. Eşimin son derece özverili hizmeti sayesinde bu hizmet devam ettirebilme gücünü kendimde bulabiliyorum” diyor. 

Habib Anlı’ya kendisinin “Nöbetçi Kitapçı” olarak anılmasının nedenini de sorduğumda kitabevi ve deposunun birbirine yakın olması nedeniyle gece bile gelen siparişleri teslim ettiklerini söyledi. Özellikle İstanbul’a aktarma nedeniyle inip Anadolu’ya giden kişilerden talepler aldıklarını belirten Anlı, “iki uçuş arasındaki zamanda gelip kitap alan kardeşler oldu” dedi. Tabii bu durum havaalanının taşınmasıyla birlikte değişmiş. Anlı, 7 gün 24 saat hizmet etmenin yanı sıra yayınevinde bile bulunmayan kitapları stoklarında bulundurmanın gururunu yaşıyor.  

“YAYINEVİNİN KENDİ KİTABI BİLE SADECE BİZDE MEVCUT”

Anlı hizmetinin bu boyutuyla ilgili olarak da “Türkiye’de parmakla sayılacak kadar az Hristiyan yayınevi var. Her bir yayınevinin ve kitabevinin çalışma saatleri sınırlı. Ben her zaman kardeşlere şunu söylüyorum: Piyasada bulabileceğiniz ve bulamayacağınız tüm Hristiyan kitaplarını 365 gün 24 saat bizden isteyebilirsiniz. Bulamayacağınız diyorum çünkü yayınevinin elinde olmayan kendi kitapları bile bende var. Son 50 yılın tüm Hristiyan kitapları stoklarımızda var. Bunları İsa Mesih için, Hristiyanlar için bir araya toplayarak ulaşımı kolaylaştırdım. Bunları Türkiye’de hiçbir yerde bulmak mümkün değil ama Lütuf yayıncılıktan temin etmek mümkün. Tabii bu kadar kitabı depoda bekletmenin de belli bir maddi külfeti var. Askerde hazır kıta askeriydim. Şimdi de İsa Mesih’in sayesinde kitabevini kapattığımız saatler olsa da işyeri, depo ve evimiz birbirine yakın olduğu için hazır kıta kitapçı olarak kitap taleplerine karşılık verebiliyoruz. 

MESAJLA AYET GÖNDERİMİNE YASAL ENGEL

Anlı’nın tavana kadar kitapla dolu, koridorlarına dahi kitap yığıldığı için geçmenin zor olduğu kitapçısından ayrılmadan önce SMS (kısa mesaj) hizmetini de soruyoruz. Zira bir süredir SMS göndermeyi bıraktı. 13 yıl boyunca her gün Türkiye ve yurtdışındaki 1500 kişiye SMS aracılığıyla her gün en az bir ayet ulaştırdığını, bu yolla da insanları Kutsal Kitap okumak için teşvik etmeyi amaçladığını belirten Anlı’nın bu hizmeti, büyük şirketlerin tüketicileri mesaj bombardımanına tutmasının ardından çıkarılan yasadan sonra sekteye uğramış.  Anlı, “toplu SMS gönderimi için Telekomünikasyon Kurumu’ndan izin almak zorunlu hale getirilince SMS göndermeyi bıraktım. Bir ara ayetleri WhatsApp’tan yollamaya çalışıyorum fakat orada da yasal olarak engel çıkmaması için çözüm arıyorum.” diyerek ayet gönderip teşvik etmekten vazgeçmeyeceğini söyledi.