Türkiye’den sınır dışı edilen Alman vatandaşı Hristiyan din adamları ve kilise  görevlilerinin durumu Berlin’de düzenlenen basın toplantısıyla Alman kamuoyuna duyuruldu. CDU/CSU milletvekillerinin de katıldığı toplantıda, Türkiye’de son yıllarda artan Hristiyan din görevlilerinin sınır dışı edilmesi uygulamasıyla ilgili olarak Almanya kamuoyunu ve Alman siyasetçileri harekete geçmeye çağrıldı.

Türkiye’de çalışan Hristiyanların geri gönderilme ve giriş yasakları uygulamalarının gittikçe arttığı belirtilerek 2019’un başından bu yana, 25 kişinin milli güvenliği tehdit gerekçesiyle sınır dışı edildiği açıklandı. Bu sayının eşler ve çocuklarla birlikte 60-70 kişiye ulaştığı belirtildi. 

YASAĞI HAVAALANINDA ÖĞRENDİLER

Basın toplantısına Türkiye’nin yabancı din görevlilerini sınır dışı etme politikasının kurbanı olan ve sınır dışı edildikten sonra Berlin’e yerleşen David Byle ve Ulrike Byle da katılarak kendi durumları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Toplantıda bu politika nedeniyle mağdur olanların, bazılarının yıllar önce Türkiye’ye yerleşmiş ve özellikle Türk topluluklarında aktif olarak görev yapan Almanya, İngiltere, Finlandiya, ABD, Yeni Zelanda, Kanada ve Avustralya’dan gelen yabancılar olduğu dile getirildi. Bu politikadan etkilenenlerin bir kısmının Türkiye’den kısa süreli olarak çıkış yaptıktan sonra yeniden giriş yapmak isterken hava alanında ülkeden kovulduklarını ve giriş yasağı konulduğunu öğrendikleri kaydedildi.

KONSOLOSLUKLAR DAVALARI TAKİP ETMELİ

 Uluslararası İnsan Hakları Derneği (IGFM) Konseyi Başkanı Martin Lessenthin toplantıda yaptığı konuşmada “Türk mevzuatında dini özgürlükler, inançları yayma hakkıyla birlikte, güvence altına alınmıştır. Bu nedenle din görevlilerinin sınır dışı edilmesi yasadışıdır. Bu uygulamadan etkilenenlerin milli güvenliği tehdit ettiği iddiası saçma ve çirkin. Federal Hükümet temsilcilerinin, bu yasal işlemleri takip etmesi; elçilik ve konsolosluk görevlilerini duruşmalara göndermeleri gerekir. (Almanya) Dışişleri Bakanlığı, Türk hükümetinden N-82 ve G-82 Kodunun neden uygulandığını açıklamalarını istemeli.” dedi.

Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların çoğu 20 yıldan daha uzun süre Türkiye’de yaşadı. Çoğu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşadı ve çalıştı. Aileleri ve işleri Türkiye’deydi, buradan ev aldılar ve çocuklarını Türk okullarına gönderdiler. Toplantıda Alman basın mensuplarına hükümetin, bu kişilerin bunca yıl sonra neden birden bire milli güvenliğe tehdit oluşturdukları hakkında yazılı bir açıklama yapmadığı bilgisi verilerek mağdurların bu karara karşı dava açtıkları bilgisi verildi.