Diyarbakır’da uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren Güney Koreli Jin-Wook Kim, İstanbul’da St Esprit Katedrali’nde düzenlenen ayinle anıldı.

Katedralin büyük salonunu dolduran Güney Koreli ve Türk kiliselerinden imanlılar, Jin-Wook Kim’i Türkçe, Korece ve İngilizce olarak andı. Anma ayinine tüm katılımcıların seslendirdiği Jin-Wook Kim’in sevdiği ilahilerle başlandı. İlahilerin ardından sinevizyondan Jin-Wook Kim’in tanıklık videosu gösterildi. Kiliseyi dolduran cemaat tanıklığı gözyaşları içinde izledi.

RADİKAL BİR KİŞİ

Tanıklık videosunun ardından Jin-Wook Kim’in yaşamının yansımaları üzerine konuşmalar yapıldı.

Protestan Kiliseler Derneği Başkanı Ali Kalkandelen yaptığı konuşmada, Jin-Wook Kim’in Elçilerin İşlerinde okuduğumuz İsa’nın takipçileri gibi radikal bir kişi olduğunu belirterek, binlerce kilometre uzaktaki Güney Kore’den kalkıp Türkiye’ye gelip burada Tanrı için hizmet etmenim oldukça radikal bir eylem olduğunu söyledi. Kalkandelen konuşmasında, sadece Jin-Wook Kim’in değil, eşinin de radikal bir kişiliğe sahip olduğunu, eşini kaybettikten sonra bile hala Tanrı’ya yakışan bir davranış içinde olmaya odaklandığını, kendisi için üzülenleri teşvik ettiğini ve gelecekte tekrar Diyarbakır ‘ a dönmek ve orada yaşamak istediğini söyledi. Bu motivasyonun temelinde Tanrı’nın sözüne bağlılık olduğunu dile getirdi.   

Konuşmaların ardından Korece ve Türkçe olarak Jin-Wook Kim ve ailesi için dua edildi. 

AİLELER KATİLLERİ NEDEN AFFETTİ?

Duaların ardından  Diyarbakır Protestan Kilisesi Pastörü Ahmet Güvener vaaz verdi. Güvener vaazında, “Biz dua edelim ki gerçekten Mesih’in yaşamına yabancı olmayalım. Duam ve korkum imanda sadakatsiz olmak ve Pavlus’un dediği gibi yarışı bitirememek. Ama Barış kardeşimiz Diyarbakır’da yarışı bitirdi. Bizim için iyi bir örnektir. 12 yıl önce Malatya’da kardeşleri kaybettiğimizde de dün Barış’ı öldürdüklerinde de eşleri katilleri affettiler. Bu gerçek iman ve gerçek imanlılıktır.  Bu normal bir katliam değildir. Normal bir kapkaç olayı değildir. Normal bir boğazlama olayı değildir. Bunun arkasında kötü ruhlar vardır. Onlar bunu gördüler.  Pavlus bunun için şunu söylüyor: İnsanlarla savaşmıyoruz. “Çünkü savaşımızın silahları insansal silahlar değil, kaleleri yıkan tanrısal güce sahip silahlardır. Safsataları, Tanrı bilgisine karşı diklenen her engeli yıkıyor, her düşünceyi tutsak edip Mesih’e bağımlı kılıyoruz. Mesih’e tümüyle bağımlı olduğunuz zaman, O’na bağımlı olmayan her eylemi cezalandırmaya hazır olacağız.” (2. Kor. 10:4-6) 

Biz düne baktığımızda bundan iki bin yıl önceye baktığımızda her gün onlarca Hristiyan çarmıhta, yakılarak, arenalarda parçalatılarak öldürülüyordu. Ama biz bunlara yabancılaştık. Öldüklerinde biz diyoruz ki ne oluyor? Acaba sistemi mi değiştirsek? Sistem aynı sistemdir. Mesih’in getirdiği sistemdir. Nedir sistem? Ben bedenimde bir kapı açtım. Bu yarada 81-82 milyon için bir kapı var ve siz bunu müjdeleyin. Ölüm  bize yabancı geliyorsa biz mesihin bedenine yabancılaştık. İsa bana hizmet etmek isteyen ardımdan gelsin dedi. Babam bana hizmet edeni onurlandıracaktır.  dedi.”

Güvener’in vaazının ardından Kim’in karısı Jung-In’in teşvik sözleri sinevizyondan salona yayınlandı. Jung-In’in konuşması da salonda duygusal bir atmosfer oluşmasına neden oldu. 

Jung-In’in sözlerinin ardından Koreli gençlerden oluşan koro ilahiler seslendirdi. 

Jin-Wook Kim için, İstanbul’da St Esprit Katedrali’nde düzenlenen anma ayini,  St Esprit Katedrali’nde görevli Peder Nicola’nın kutsamasıyla sona erdi.