Hatay Samandağ Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı’na ait mezarlık olarak kullanılan alanın revizyon imar planında yeşil alan olarak gösterilmesi üzerine HDP Adana Milletvekili Tulay Hatimoğullari Oruç, Kültür ve Turizm Bakanı  Mehmet Nuri Ersoy’un yazılı olarak yanıtlaması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi verdi. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan Hatay Samandağ Turizm Bölgesi 1. Alt Bölge 1/5000 Ölçekli Revizyon Nazım Planı ile Hatay Samandağ Turizm Bölgesi 1. Alt Bölge 1/1000 Ölçekli Revizyon Uygulama Planı’nda, Samandağ Rum Ortodoks Kilisesi Vakfına ait mezarlık olarak kullanılan alan, yeşil alan olarak belirtildi. Mezarlığa el konularak  tapusu geçen yıla kadar Bölge Vakıflar Müdürlüğü’ne verilmişti. Vakıf tarafından verilen 5 yıllık hukuk mücadelesinin ardından Kilise Vakfı tapuyu geri aldı. Meryem Ana Kilisesinin yanında yer alan arazi1870’li yıllardan beri bölgedeki Hristiyan cemaatinin mezarlık olarak kullandığı tek alan.

HDP Adana Milletvekili Tulay Hatimoğullari Oruç Kültür ve Turizm Bakanı  Mehmet Nuri Ersoy’un yazılı olarak yanıtlaması için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde 

“Yüz yıllardır mezarlık olarak kullanılan ve tapusu Samandağ Rum Ortodoks Kilisesi Vakfına ait olan alanın yeni imar planında yeşil alan olarak belirtilmesi, Hristiyan cemaatini hem maddi hem de manevi olarak yok saymak anlamına gelmez mi? Hangi gerekçeyle Hristiyan cemaatin mezarlık olarak kullandığı alan, yeni imar planında yeşil alan olarak gösterilmiştir? Ülkenin herhangi bir yerinde yeşil alan statüsünde olan bir yer mezarlık olarak kullanılmakta mıdır? Hristiyan cemaate mezarlık olarak kullanılmak üzere Belediyenin tahsis ettiği herhangi bir alan yoktur. Bu yaklaşım da Hristiyan cemaati “eşit yurttaş olarak görme” ilkesine aykırı değil midir?” Sorularını sordu. 

Oruç soru önergesinde Samandağ’da Hristiyan cemaatin mezarlığı olan bu alanın imar planında yeşil alan olarak gösterilmesinin Türkiye’nin kurucu sözleşmesi Lozan Anlaşmasının ‘Azınlıkların Korunması’ kısmında, azınlıkların ibadet ve mezarlıklarına güvence sağlayan 42/3 maddesi ve “38. maddeden 44. maddeye dek maddelerde belirtilen hükümlerin temel yasalar olarak tanınması ve hiç bir yasa, hiç bir yönetmelik ve hiç bir resmi işlemin bu hükümlerle çelişkili ya da onlara aykırı olmamasını ve biç bir yasanın, hiç bir yönetmeliğin ve hiçbir resmi işlemin söz konusu hükümlere üstün sayılmamasını yükümlenir.”  Maddesini anımsatarak su imar planı değişikliğinin 37. maddenin ihlali olup olmadığını sordu.